LinkedIn iyi bir yer. Hızlı, ulaşılır, geri bildirim hızlı. Ama bir sorun var: yazdığın hiçbir şey aslında sana ait değil.

Üç hafta önce paylaştığım negatif senyoraj yazısını bugün arayan biri var mı? Var. Bulabiliyor mu? Hayır. LinkedIn’in arama altyapısı kötü değil, sadece içeriği dışarı açmıyor. Google’a kapalı, kendi arama motoru içinde de eski yazıları bulmak imkânsız. Yazdığım her şey, paylaşıldığı haftadan sonra sessizce arşive düşüyor.

Bu site, o sessizliğe karşı bir hamle.

Plan basit

LinkedIn’de yazmaya devam edeceğim. Ama her yazı, paylaşımdan sonra buraya da düşecek. Bazen genişletilmiş halde, bazen kaynaklarla, bazen ek notlarla. Buradaki arşiv kalıcı, indekslenebilir, beş yıl sonra “Türkiye’de fintech düzenlemesi nasıl evrildi” diye arayan biri için bulunabilir olacak.

Bu, blog yazmak değil. Bu, daha çok kendi yazılarımı barınaktan dışarı çıkarmak.

Buraya ne gelecek

Üç tür içerik:

Birincisi, LinkedIn’den taşınan kısa analizler. Revolut’ın Türkiye stratejisi, BlackRock’ın ESG dilinden vazgeçmesi, ödeme altyapısındaki yeni isimler. Genelde 300-600 kelime, bir tezi olan şeyler.

İkincisi, YouTube kanalındaki bölümlerin yazılı versiyonları. Profesyonel Amatör’de anlatılan her şey burada okunabilir hale gelecek, kaynaklarıyla birlikte. Video izlemeyi sevmeyen, transcript okumayı seven bir kitle var, onlara yer.

Üçüncüsü, tezimle ilgili dağınık notlar. Türk bankacılık sektöründe dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik performansı, 50 hafta boyunca masamda kalacak bir mesele. Bulduğum veriler, soru işaretleri, karşıt görüşler. Akademik yazıdan farklı, daha çok bir araştırma günlüğü.

Profesyonel amatörlük

YouTube kanalının ismi gibi bu site de aynı yere yaslanıyor. Her şeyi bilen biri değilim, öğrenen biriyim. Bunu saklamak yerine kayıt altına almak işe yarıyor: hem benim için, hem birlikte öğrenenler için.

Yazılar haftanın belli bir gününe sıkışmayacak. Bir şey ilgimi çektiğinde yazılır. LinkedIn’de bir paylaşım iki bin kişiye ulaşıyorsa, burada beş kişiye ulaşabilir. Sorun değil. Hedef metrik değişti: erişim değil, kalıcılık.

Buyurun.